tarih:
Mart 31st, 2010
|
kategori:
amaçsız
|
bu kelimeyle ilk tanıştığımda 11 yaşındaydım ve 7′ye gidiyordum. notlarla bi ilgisi olduğunu yazılılardan düşük almaya başlayınca anladım. en sevdiğim şeyden ayırmıştı beni. bilgisayardan. ilk önceleri çok kızdım. sonra alışmaya başladım. neyse yaz oldu bilgisayar geri geldi. 3 sene sonra gene karşılaştım bu kelimeyle. matematik’ten 35, fizik’ten 20 ve edebiyat’tan 13 almamla alakası vardı belli ki. hayattan soğudum. okul çıkışlarında kafelere kaçmalar çoğaldı. bağımlılık halini almıştı bilgisayar. bir de counter strike denen belayla tanışmıştım. 6 kişiyle süper olduğunu öğrendim. birden arkadaşlar arasında uslu bir çocuk olarak bilinirken okuldan kaçmalarım çoğaldı. sınıfın serseri adayı olmuştum. sınıftaki ağalarla takılmaya başladım. hayatım mahvoldu.
anne burdan sana sesleniyorum; bak gördün hiç bi işe yaramadı gene gittim cafeye burdan yazıyorum. yani ne anlamı var monitörün kablosunu saklamanın. ver artık şu kabloyu. germe ortamı.
sevgi ve saygılarımı sunarım baba.
ayrıca bu aralar pek yazamayabilirim. idare edin azcık.
tarih:
Mart 22nd, 2010
|
kategori:
müzik
|
son günlerde dilimden düşmeyen şarkı. yeni keşfettim :)
(üstteki oynatıcıda şarkının yarısı var. beğenirseniz internetten tamamını indirebilirsiniz :) )
Take me away, take me away
You said that you were gonna stay
But you’re always lying anyway
You’re gonna suffer if you don’t start breathing now
Now that I need you
You’re going away
Everyday sinking into quicksand
Follow me down the drain
But it doesn’t matter anyway
You’re gonna get yours any day
And while you put the blame on me
If you could only see yourself as others see
Now that I need you
You’re going insane
Everyday sinking into quicksand
Follow me down the drain
Everyday drinking in the same bar
Drowning my sorrows away
Take me away, take me today
Or I’m never gonna get away
But it makes no difference to me
It’s just the sound of one more rock star bleeding out
Now that I need you
You’re out of the frame
Day by day, sinking into quicksand
Follow me down the drain
Everyday drinking in the same bar
Made mine the same again
tarih:
Mart 4th, 2010
|
kategori:
müzik
|

merhaba sayın okurlar. can sıkıntısından, yeni müzik arayışlarına girdim. e2′de yayınlanan late with joolls holland programında. coldplay adlı gruba rastladım. 42 şarkısını çalıyorlardı. hoşuma gitti. sizlerle paylaşmak istedim. artık bende coldplay’ciyim :)
şarkının sözleri;
Those who are dead are not dead
They’re just living in my head
And since I fell for that spell
I am living there as well
Oh..
Time is so short and I’m sure
There must be something more
Those who are dead are not dead
They’re just living in my head oh…
And since I fell for that spell
I am living there as well oh…
Time is so short and I’m sure
There must be something more
You thought you might be a ghost
You thought you might be a ghost
You didn’t get to heaven but you made it close
You didn’t get to heaven but you made it close
You thought you might be a ghost
You thought you might be a ghost
You didn’t get to heaven but you made it close
You didn’t get to heaven but you oh-oh-ooh, oh-oh-ooh
Oh oh…
Those who are dead are not dead
They’re just living in my head
Oh..
bu gün ben bunu anladım: ingilizler rock müzikte herkezten iyi. bkz: travis, pink floyd, glen campbell, coldplay vb..