annemin zoruyla 5 saatte yanlış otobüse fln binerek gittiğim istanbul’da ablamın okulunu gezdik. sonra acıktık pizza hut’ta sınırsız pizza ile karnızımız doyurduk. aç üniversitelilerden pek kalmasada artıklarla doyduk işte. neyse şiş şiş sokakta gezerken, benim yaklaşık bir ay önce ismini duyduğum filmin posterini gördüm. güzel film diyorlarlardı. hatta disko kralı’na bile çıkmışlardı. merak ettik. gerçekten de güzel bir filmmiş. zatenfatih akın gibi idolüm olan bir insandan anca bu kalitede film izleyebiliriz. yani muhteşem. size kısaca konuyum özetliyeyim; devamı
Şubat 2010
“the big bang theory”
sömüstür tatili sonunda okulumuza başlamadan 1 hafta ara verilmesi sonucu evde tıkılı kaldım. eğlence olarak izlemediğim tek komedi dizisi the big bang theory geldi. konusunu kısaca size açıklamaya çalışayım;
En büyük zevkleri kuantum fiziğine kafa yormak olan üstün zekalı ikiİki arkadaş, güzel bir kızla karşılaşınca ne yaparlar? The Big Bang Theory, işte o karşılaşma anında gerçekleşen büyük patlama ve sonrasını anlatan bir komedi dizisi…
Okullarda “inek” olarak tabir edilen öğrencileri hatırlarsınız. Kafalarını kitaptan kaldırmazlar, derslerden daha önemli bir hadise yoktur hayatlarında ve ilerleyen yıllarda ya matematikçi olurlar ya da fizikçi. Bazıları şansı yaver giderse bilim dalında Nobel ödülü bile alabilir. Ama gelin görün ki insanlarla daha doğrusu karşı cinsle ilişkilerin denklemini bir türlü çözemezler. The Big Bang Theory, tam da böyle iki arkadaşın öyküsünü anlatıyor. Leonard ve Sheldon adlarındaki iki arkadaşın oturdukları apartmanda yan dairelerine yeni bir komşu taşınır. Adı Penny olan bu komşu güzeller güzeli bir sarışındır. Üstelik maceralı bir ilişkiden daha yeni sapasağlam ayakta çıkmıştır. Penny, zekaları gereğinden fazla ilerlemiş, ancak kızlar konusunda oldukça geri kalmış bu yeni iki komşusuna hayat hakkında öğretebileceği bir şeyleri devamı
siteye saldırı yapıldı
evet sayın seyirciler ünümü ve şanımı çekemeyen r10.net’teki bir kaç *bne sitemdeki dosyalara virüs bulaştırdı. eski tema felan hepsi virüslü olduğu için silmek zorunda kaldım bu temayı yükledim. yarında türkçeleştiricem. o *bneler inşallah yataklarında rahat uyuyordur 3 saattir yazıları kurtarmaya uğraşıyorum. neyse. yazılarım devam edicek.
bi de r10.net’e bir mesajım var. davetiyeyle üye alarak kaliteyi arttıramazsın anca kendini yerin dibine sokarsın.
daha mutlu olamam…
okulun ikinci dönemde ilk günü bekçiyle anlaşarak okuldan kaçmıştım. annemin temizlik huyunu pek sevmem ama bu sefer beni gerçekten etkilemişti. ablamla benim çocukluk oyuncaklarımızı bulmuş. kocaman bir kutuda. içinde hiç unutmadığın 1 metre uzunluğundaki tırım. transformers çıkmadan alınmış robotum. oyuncak piyanomuz. ablamın bebekleri, kara fatma. (ablamın bebeğinin adı. gerçektende kara :) ) özlemişim eski günleri. trenimi kurup ortasında oturduğum günleri. bacaklarımı tünel yaptığım o günleri. dayıma oyuncak tabanca ile ateş ettiğim o günleri. başımda başörtüyle sade atletle dolaştığım o günleri. dedemin baş parmağını tutarak gittiğim bakkalı nasıl unuturum. onur bakkal. dedemi nasıl unuturum. bir de ardından eski resimlere bakarsam, daha mutlu olamam…




